Blog Hakkında

Neden Sandık?

Sandık deyince aklınıza ne geliyor? Bir define sandığı? Bir çeyiz sandığı? Belki de beyaz boyası güneşin alnında soyulmaya yüz tutmuş, içi kim bilir ne ile dolu, Cundalı bir balıkçının sandığı geliyor aklınıza. Ya da hiç, öylesine, kutu gibi bir şey işte…

Çok dikkat etmeyiz böyle şeylere ; her sandık bir başkadır aslında. Boyası farklıdır, malzemesi farklıdır ; tahta mı, teneke mi mesela? Tahta ise ne ağacı kullanılmış? Maun mu? Yoksa Meşe mi? Sonra belki öyle doludur ki bu sandık, içindekiler aralık kalmış bir kapağın ardından sırıtıyordur ; ya da tam tersine, sımsıkı kapatılmış bir kapağın altında derin, küf kokan bir boşluk mayalanıyordur. Eski de olabilir hani ; ama daha etraftaysa eğer, mutlaka hâlâ birilerinin umurundadır – ister çürük olsun, ister sağlam bir antika olsun… Gömüldükleri yerde gün yüzüne çıkmayı bekleyen sandıklar da vardır mesela; artık  içindekilerden kimseye yarar gelmeyecek, belleklerden yitip gitmiş. Fakat ne olursa olsun, her sandık aslında tek bir amaç için vardır, “biriktirmek”.

Öteden beriden değerli saydığımız bir takım eşyalar toplar, sandıkların içine muntazaman istifleriz. Bir gün bu sandıklardan birinin kapağı kalkacak, tozu alınacak olursa, belki de o güne dek hiç farkedilmemiş cevherler çıkacaktır gün yüzüne ; ve işte o zaman neyi kıymetli sayıp, ne kadar biriktirdiğimiz anlaşılacaktır. Ancak bazen de bu sandıkları öyle bilmeden ve şuursuzca doldururuz ki, esas kıymetli olanlara pek yer kalmayabilir. Her iki durumda da, biriktirdiklerimizi bir gün önümüze serecek olursak eğer, yalnızca kendimize duyduğumuz şüpheyle kalakalıp, bunca öteberiyi neden istiflediğimizi veyahut neden hiç gerçek kıymet biriktiremediğimizi sorgulayabiliriz.

Her birimiz, yaşam boyu içinde bir dolu öteberi biriken sandıklara benzeriz. Birikmiş bunca öteberi, ancak sandığın kapağı açıldığında ve başkalarıyla paylaşıldığında kıymet kazanır. Aksi taktirde, içindekiler de – ne kadar parlak olurlarsa olsunlar – sandıkla beraber çürüyüp, sonsuz bir karanlığa gömülmeye mahkûmdur.

Bu yüzden Sandık – meraklısının, istiflenen öteberiyi gönlünce karıştırıp paylaşabileceği, kapağı daima açık bir sandık…

sandikblog